• 2 Aralık 2021 / Perşembe 00:07
Ferhan Yönter

Ferhan Yönter

Digital Marketing & CRM Direktörü

Antalya doğumlu Yönter, eğitim hayatının bir kısmını İstanbul’da, büyük kısmını da Antalya’da tamamlamıştır. Sosyoloji eğitimi esnasında bireyler arası ilişkilerin küresel sosyal etkileşimlere evrildiğini ve bunun en gerçek yansımasının sosyal mecralar üzerinden geniş bir alana yayılışını fark eden Ferhan Yönter, konunun uzmanlığı için Antalya Bilim Üniversitesi’nin Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya Yönetimi sertifika programlarını da tamamlamıştır. Turizm sektörünün çeşitli alanlarında 30 yıl görev yapmıştır. Son 8 yıldır dijitalleşme süreçleri ile profesyonel olarak ilgilenmektedir.

Ferhan Yönter

Digital Marketing & CRM Direktörü

Son Yazıları

Keyfi & Kahyası Nöro Pazarlama

Her gün pazarlama enstrümanları gelişiyor, değişiyor. 
Markaların pazarlama ve reklam departmanları, nasıl farklı bir yöntem bulurum da rakiplerimden birkaç adım öteye giderim konusu üzerinde kapsamlı çalışmalar yapıyor.

Kişiselleştirilmiş pazarlama bir level daha atladı ve son gelinen noktada beynimizden net veri alarak sonuca daha hızlı koşma yoluna girildi.

İnsan duygularının temel köklerini anlamak, tüketicilerin satın alma davranışlarını çözerek analiz etmenin önemi büyük artık. 

Son günlerde beynin faaliyetlerini takip ederek alınan net verilerle, hangi ürünü ne şekilde tüketiciye beğendiririm üzerine yazılan senaryolar, planlanan stratejiler, markaları Nöropazarlama yöntemini kullanmaya yönlendirdi.


Nedir son dönemin trend yöntemi “Nöropazarlama” ve nasıl çalışır?   

Kişilerin beyin faaliyetlerinin takibi iki yöntemle yapılıyor;

**Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme Yöntemi (FMRI) :

Bu yöntemde deneklere gösterilen ve dinletilen ses, görseller karşısında deneklerin beynindeki kan akışının nasıl şekillendiği mıknatıslar yardımı ile ölçülüyor.
Bu ölçüm sonucundaki veriler ile keyif merkezi olarak adlandırılan bölgelere ulaşıla biliniyor.

*Böylelikle de markaların tüketici davranışlarını yönlendirebileceği stratejiler planlanabiliyor. 


**Elektroensefalografi Yöntemi (EEG) :

Bu yöntemle deneklerin kafasına elektrotlar yerleştiriliyor ve deneklerin hareket etmeleri kısıtlanamıyor. Kullanılan elektrotlar deneklerin beyni tarafından çıkarılan ses dalgalarını ölçüyor. 

*Böylelikle deneklerin bünyesinde oluşan zevk, öfke, üzüntü, heyecan gibi tüm duygular gözlemlenebiliyor ve markaların kullanabileceği pazarlama enstrümanı haline dönüştürülebiliyor.

İşte başlığımızdaki “Keyfim ve Kahyası” birleşiminin algısı, “Nöro-Pazarlama” nın kolay algılanabilmesi ve akılda kalıcı olabilmesi adına mecazi olarak kullanılmıştır.
Yani markalar tüketicinin “keyfini ölçer”, ardından tüketicinin “beğeni verileri” doğrultusunda ürününü (kahyasını) şekillendirir.

Teknolojinin hızı, yetişebilmek ve ayakta kalabilmek için hızlı, farklı olma zorunluluğu markaların pazarlama için müthiş bütçeler harcamasına sebep oluyor. Bu bütçeleri azaltmak, efektif olarak kullanmak ve maksimum geri dönüş sağlamak için çok çeşitli çalışmalar yapılıyor.

Bilim ve pazarlamanın buluştuğu Nöropazarlama ile, tüketicinin zihnini okuyarak net veri toplamak, ardından da dijital mecraları kullanarak nokta atışı ile tüketicilere ulaşmak mümkün artık.

Yukarıdaki paragrafta kısacık özetlendiği gibi yazılmış bir senaryo ile, reklam ve pazarlama çalışmalarında minimum bütçe ile maksimum kazanç olgusunu yaratmak mümkün artık diyebiliriz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sevgiler.
 





437 kez görüntülendi. 09.06.2021  tarihinde eklendi.
Yukarı Dön