Ayvaz, 1948 yılında kurulmuş bir şirket. İstanbul’da küçük bir imalathane ile başlayan yolculuğumuz bugün 600’ün üzerinde çalışanın olduğu, sadece merkez fabrikasında 32.000 metrekare kapalı üretim alanına sahip ve sektöre hep ilkleri kazandıran bir şirket olarak devam ediyor. Merkez fabrikamızın yanı sıra yurt dışından gelen taleplere anında cevap verebilmek için Rusya ve Bulgaristan’da kurduğumuz üretim tesislerimiz de gece gündüz durmadan çalışıyor. Kompansatörlerden esnek metal hortumlara, seviye kontrol cihazlarından kondenstoplara, vanalardan yangın grubu ürünlerine kadar uzanan geniş ürün gamımız pek çok sektöre üstün çözümler sunuyor.
Kendi üretimlerimizin yanı sıra, dünyanın önde gelen firmalarıyla yaptığımız özel iş birlikleri ve distribütörlük anlaşmalarıyla ürün çeşitliliğimiz her geçen gün daha da artıyor. Türkiye’nin 10 büyük şehrinde bulunan bölge müdürlüklerimiz ve zengin bayi ağımız sayesinde de hizmet kalitemiz sürekli olarak yükseliyor. Ayvaz olarak bugün 86 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. IMMIB’nin her yıl düzenlediği ödül törenlerinde kendi kategorimizde en çok ihracat yapan 3. şirket olarak yerimizi koruyoruz. ISO ikinci 500’de yer alıyoruz ve önümüzdeki yıllarda ilk 500’de olmayı hedefliyoruz.
ERP ile “Büyük Resmi” Görmeye Başladık.
Şirket olarak önceleri sadece imalat süreci için MRP yazılımı kullanıyorduk. 2009 yılında ERP için adımlar attık, fakat bir yıl süren verimsiz bir uygulama sürecinden sonra yeni bir danışman grubuyla çalışmaya başladık. Yeni danışmanlarımız sayesinde, bir yılda yapamadığımızı çok kısa sürede yaptık.
Kademeli olarak satış, depo, satın alma, planlama ve finansman yapısını ERP’ye entegre ettik. Bu sayede şirketteki tüm hareketleri takip etme imkanı yakaladık. Satışta, müşteri memnuniyeti takibi ve istatistiğini sağladık. Satın almada, tedarikçi değerlendirme ve planlamaya kadar tüm aşamalarda avantaj yakaladık. Depoda izlenebilirliğimiz arttı, web stok kontrolü sayesinde tüm bayilerimiz stokları anlık olarak görebilmeye başladı. Bu sayede iletişim trafiğimizi hafiflettik. Üretimde, üretim emirlerinden “üretim kapama” işlemine kadar uzanan tüm süreç kontrol edilmeye başlandı. Finansmanda mali yapı ve gelir-gider dengesi izlenebilirliği sağlandı; muhasebe ve lojistikle entegre şekilde çalışma imkanı yaratıldı.
Kısaca biz ERP ile “büyük resmi” görmeye başladık. Üretimde yalın üretim metotlarını benimsememizi de ERP’ye borçluyuz. Yalın üretim sayesinde üretim hızımızı artırıp akış süresini azaltarak kalite, maliyet ve teslimat performansımızı iyileştirmeye başladık. Akışta meydana gelen israfları ortadan kaldırmaya, ekipmanları iyileştirmeye ve sistem senkronizasyonunu sağlamaya da bu süreçle birlikte başladık.
Bu başarılı noktaya, danışmanlarımızın, IT departmanımızın ve tüm çalışanlarımızın özverili çalışmaları sonucunda gelebildiğimizi belirtmek istiyorum.
?>



