• 13 Temmuz 2024 / Cumartesi 07:12
Gülay Ekren

Gülay Ekren

Sinop Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi

Ege Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi alanında lisansını 2003 yılında tamamlamıştır. 2003-2008 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta dereceli okullarda bilgisayar öğretmenliği yapmıştır. Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsünde Yönetim Bilişim Sistemleri alanında, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Uzaktan Eğitim alanında yüksek lisans yapmıştır. Doktorasını Yönetim Bilişim Sistemleri alanında Sakarya Üniversitesi İşletme Enstitüsünde 2021 yılında tamamlamıştır. Şu anda Sinop Üniversitesi Ayancık Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. İlgi alanları; açık ve uzaktan öğrenme, bilişim sistemleri, ERP sistemleri, süreç yönetimi, veri yönetimi olup bu alanlarda ulusal ve uluslararası çalışmalar yürütmektedir.

gekren@sinop.edu.tr

Gülay Ekren

Sinop Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi

Son Yazıları

ERP ’nin Tarihçesi

1960’larda şirketler çoğunlukla envanter işleme üzerine odaklanmıştı. Yazılım paketlerinin geliştirilmesi, malzemelerin tam zamanında teminine dayalı stoklama sistemlerinin oluşturulması amacıyla ele alınıyordu. İlk olarak IBM tarafından ön muhasebe ve stok kontrolüne dayalı öncü sistemler geliştirilmiştir. 1970 ’lerde Malzeme Kaynak Planlaması (Material Resource Planning, MRP) adı verilen sistem, işletmelerin malzeme planlama sürecini planlamaya yönelik atılmış ilk büyük adımdır.

MRP, üreticinin ürettiği her bir mal için gereken belirli hammaddeleri içeren malzeme listelerinden oluşan bir ana üretim çizelgesine (Master Production Schedule, MPS) sahipti. Stok kontrolünün yanı sıra operasyonel planlama ve kontrol amaçlı kullanılıyordu. Ürün ağaçları, rota bilgileri, satış tahminleri gibi bilgilerin girildiği sistem, üretim için gerekli hammadde miktarını belirleyip mevcut stokları ve önceden verilmiş siparişleri de dikkate alarak tedarik için gereken miktarı ve temin süresini belirlemekteydi. Aynı dönemlerde IBM tarafından geliştirilen COPICS (Communications Orientated Production Information & Control System), üretim sistemindeki veri akış yapısını detaylandırmıştır. İlerleyen yıllarda Kapasite İhtiyaç Planlaması (Capacity Resource Planning) ile Satış ve Operasyon Planlaması (Sales and Operations Planning) sistemleri birleştirilerek kapalı devre MRP adı verilen sistemler kullanılmaya başlanmıştır.

1980 ’lerde istemci-sunucu sistemler, DOS tabanlı bilgisayarlar, metinsel arayüzler gibi teknolojik gelişmelerin de etkisiyle İmalat Kaynak Planlaması (Manufacturing Resource Planning, MRP II) adı verilen sistemler, üretim ve malzeme yönetim sistemleri ile birlikte finansal muhasebe sistemi ve finansal yönetim sistemini içerecek şekilde geliştirildi. Böylece stok tabanlı üretimden sipariş tabanlı üretime geçiş dönemi başladı ve tüm üretim kaynakları birleştirilerek finans fonksiyonu ile ilişkilendirildi. Bu dönemin odak noktası iş süreçlerinin entegrasyonuydu. Bu nedenle işletmelerdeki stok kontrol, operasyonel planlama ve kontrol, finans, muhasebe gibi amaçlarla ayrı ayrı işletilen bilgi sistemlerinin entegre bir şekilde çalışmasına odaklanıldı.

1980 ’lere bakıldığında göze çarpan bir diğer sistem Bilgisayarla Bütünleşmiş İmalat (Computer Integrated Manufacturing) şeklinde çevirebileceğimiz kısaca CIM sistemleridir. O dönemde İngiltere’deki imalat sanayi yüksek maliyetler, inovasyon eksikliği, düşük kalite, yatırım eksikliği gibi nedenlerle hızlı bir düşüşe geçti. Bu nedenle, CIM, küresel pazarda rekabet edemeyen bir sektörün kurtarıcısı olarak görülmeye başladı. CIM sistemlerinin temelinde, aslında günümüzde de sıklıkla duyduğumuz “Karanlık Fabrikalar” gibi tam otomatik bir fabrika felsefesi yatmaktadır. CIM için yapılan donanım ve yazılım geliştirmeleri daha çok ürün tasarımına odaklıdır. Bu sistemler Bilgisayar Destekli Tasarım (Computer Aided Design, CAD) ve Bilgisayar Destekli Üretim (Computer Aided Manufacturing, CAM) gibi günümüzde halen kullanılan tasarım uygulamaları ile entegrasyonu mümkün kılmaktadır. Farklı bilişim sistemleri arasında kurulması istenen bu entegrasyon ihtiyacı, eldeki teknolojilere aynı arayüz üzerinden ulaşma veya grafi ksel bir arayüz kullanmayı gerektiren standartlar geliştirme ve uygulama konusundaki ihtiyacı da beraberinde getirdi. 1978 ’de Uluslararası Standartlar Organizasyonu (International Standards Organization, ISO), OSI (Open Standards Interconnection) referans modelini yayınlayarak ağ sistemleri arasındaki tüm veri iletişimini standartlara bağlayan bir çerçeve sundu. Bu çerçeveye dayanarak, Üretim Otomasyon Protokolü (Manufacturing Automation Protocol, MAP) gibi üretime yönelik yeni standartlar geliştirdi. Diğer yandan mevcut teknolojilerin sorunsuz bir şekilde ortak bir arayüzde birleşmelerine olanak sağlayan birçok gelişme (örneğin Ethernet, Token Ring, TCP/IP vb.) yaşanmıştır.

ERP (Enterprise Resource Planning, Kurumsal Kaynak Planlaması) adı ilk kez 1990 ’ların başında kullanılmaya başlandı. İşletme teknolojileri üzerine sıklıkla tavsiyelerde bulunan bir ABD şirketi olan Gartner Group, o dönemde ERP ’yi aşağıdaki şekilde tanıtmaktadır:

“ ERP, Gartner Group tarafından geliştirilen yeni nesil üretim sistemleri ve MRP II yazılımlarını açıklayan bir kavramdır. İstemci-sunucu mimarisini içermektedir. Grafi ksel kullanıcı arayüzü (GUI) kullanır. Açık sistem geliştirme mantığı ile oluşturulabilir. Sunulan standartta, işlevselliğin ötesinde, örneğin kalite, operasyonel süreç yönetimi, raporlama gibi ek özellikler dâhil edilmiştir. ERP ’de kullanılan temel teknoloji kullanıcılara yazılım ve donanım bağımsızlığı sağlamanın yanı sıra kolay bir yükseltme (upgrade) yolu da sağlayacaktır. ERP ’nin en önemli özelliği, kullanıcılar uygulamayı kendilerine uyarladıklarında, uygulamanın doğası gereği kullanımı kolay olacaktır (Gartner Group, 1990). ”

ERP, ürün tasarımı, veri ambarı, üretim planlama, malzeme planlama, kapasite planlama, ağ ve iletişim sistemleri, insan kaynakları, fi nans, muhasebe, proje yönetimi gibi pek çok farklı alan için çözümler içerecek şekilde geliştirildi. ERP sistemleri sayesinde bir işletme içindeki tüm birimlerdeki iş süreçleri tek bir arayüzden ulaşılan tek bir veritabanına bağlı tek bir sistem üzerinden yürütülmektedir. Bu sistemin oluşturulmasında işlemci gücü yüksek güçlü bilgisayarlar, çevrimiçi yerel ağlardan İnternet gibi geniş ağlara geçiş, e-posta kullanımı, TCP/IP, ticari workflow (iş akışı) paketleri gibi teknolojilerin geliştirilmesinin büyük etkisi vardır. Ayrıca Microsoft ’un Mayıs 1990 ’da Windows 3.0 sürümünü tanıtması ile birlikte DOS tabanlı kişisel bilgisayarların yerini yavaş yavaş Windows tabanlı bilgisayarlar almaya başlamıştır. Böylece metin tabanlı arayüzlerin yerini grafi k tabanlı arayüzler almış, her geçen gün gittikçe karmaşıklaşan uygulamaların kullanımı kolaylaşmıştır.

İşletmeler, planlama ve karar alma gibi süreçler için bilgi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yıllar içinde birçok farklı bilgi sistemi geliştirdiler. Örneğin, muhasebe sistemleri, lojistik bilgi sistemleri, pazarlama ve e-ticaret amaçlı kullanılan uygulama programları bunlardan bazılarıdır. Ancak bu bilgi sistemlerini kullanan iş birimleri arasında entegrasyon olmaması, veri fazlalığının oluşması, farklı veri türlerinin senkronizasyonunda yaşanan sıkıntılar, bir sistemden diğerine veri girişinde yapılan hatalar, zaman kaybı gibi sorunları beraberinde getirmektedir. Diğer yandan, iş birimleri aynı verileri kullansa da uygulama programlarındaki veri gereksinimlerinin farklı formatlarda olması, belirli bir standartta olmaması, bilgi toplamayı zor ve zaman alıcı hale getirmektedir. ERP sistemleri, bu sistemlerden kaynaklanan sorunları neredeyse tamamen ortadan kaldırmaktadır. ERP sistemleri, işletmelerde kullanılan çeşitli sistemleri tek bir sistemde birleştirmektedir.

ERP sistemleri ayrıca büyük bir süreç standardizasyonu gerektirmektedir. Bu durum kısmen veri standardizasyonunun bir sonucu olarak görülebilir. Ayrıca, ERP sistemlerinin tipik bir işletmede modelleyebileceği iş süreçleri sınırlıdır. Bu nedenle, bir organizasyon bazen ERP paketinde bulunan seçenekleri değerlendirmek, iş süreçlerini bu seçenekler doğrultusunda değiştirmek durumunda kalabilmektedir. Kimi zaman kendilerine özel iş süreçlerini ERP sisteminde uyarlamak zorunda kalmaktadır.

Günümüzde ERP imalat başta olmak üzere IT, finans, toptan satış, perakende, kamu, sağlık, enerji, eğitim, ulaşım gibi birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. 2000 ’li yıllarda işletme süreçlerine tedarik zinciri, gelir yönetimi gibi daha maliyetli ve geniş uygulamalar eklendi. ERP satıcıları rekabetçi kalabilmek için ürünlerini geliştirmeye devam ettiler, ancak bu satıcılar uzun bir süre boyunca uygulama ortamlarının çok sayıda farklı sürümünü aynı anda desteklemeyi göze alamadılar. Bu finansal zorluğun üstesinden gelmek için, birçok ERP yazılım sağlayıcısı artık önceki sürümler için destekten çıkma tarihleri yayınlamaya başladı ya da müşterilerine ERP ’nin eski sürümlerinin seçilen bir tarihten sonra desteklenmeyeceğini bildirdi. ERP ürün paketinin eski sürümlerine sahip kuruluşlar ya ERP sistemlerini yükseltme ya da ERP sistemlerinin bakımı için toplam sorumluluğu riske atma gibi zor bir kararla karşı karşıya kaldılar.

2010 ’lu yıllarda gerek özel sektör gerekse kamu sektörü kendilerine bağlı tüm kurumları veya işletmeleri ERP sistemlerine bağlamak için oldukça yüklü bir yatırım harcaması yapmaya hazırdı. Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM), endüstriyi diğer işletmelerle bütünleşmeye ve işbirliği yapmaya zorlayan itici bir güç oldu ve ERP bu dönüşümün bir aracı olarak hizmet verdi. Günümüzde ERP sistemleri bulut hizmetleri, IoT, makine öğrenmesi, yapay zekâ, blok zinciri, veri görselleştirme gibi yeni nesil dijital teknolojilerin SCM uygulamaları üzerindeki etkisiyle ağ odaklı bakış açılarına doğru büyümektedir. ERP dünyasında, OpenERP, OpenBravo, Odoo gibi tam veya yarı açık kaynaklı sistemler geliştirildi ki bu devrim niteliğinde bir yaklaşım oldu. Python, şu anda açık kaynak ERP geliştirenler tarafından en çok tercih edilen açık kaynak kodlama dillerinden biridir.

ERP ’nin tarihi gelişimi ve bu gelişimi destekleyen teknolojiler Tabloda kısaca sunulmaktadır.

Son Not
Son yıllarda gördüğümüz üzere küresel bir kriz, en istikrarlı şirketleri bile etkileyebilmektedir. Özellikle, işletmeler için hayati önem taşıyan tedarik zinciri kesintilerine neden olmaktadır. Tedarik zinciri kesintisinden kurtulmak demek, tedarikçi ağını sürdürmek, parça ve malzemelerin sürekli akışını sürdürmek demektir. Bu aşamada şeffaflık ve görünürlük çok önemlidir.

Envanter yönetimini sürekli güncel tutabilen bir ERP çözümü, sorunlar ortaya çıkmadan önce tahmin etmenize yardımcı olan bir iş zekâsı çözümü üretebilir. ERP sistemleri, ayrıca, böyle bir krizde bile işletmelerdeki tüm birimler arasındaki iş gücü iletişimini kolaylaştırarak herkesin aynı veri kümesinden çalışmasını sağlayabilir. Bu şekilde tüm çalışanlar olası sorunları önlemek veya sorunlarla başa çıkabilmek için birlikte çalışabilir. Bu bölümde sunulan ERP ’nin kısa tarihi, işletmelerin gerek küresel gerekse yerel sorunlarla nasıl baş edebileceği konusunda ve birlikte nasıl daha verimli çalışabileceğimiz konusunda, teknolojinin geldiği son noktada ERP ’nin en iyi çözüm yolu olduğunu bize göstermektedir.

Kaynaklar
Beheshti, H. M. (2006). What managers should know about ERP/ERP II. Management Research News, 29(4), 184–193.
Beatty, R. C., & Williams, C. D. (2006). ERP II: best practices for successfully implementing an ERP upgrade. Communications of the ACM, 49(3), 105-109.
Ekren, G. (2021). İşletmeler için Çevik İlkelere Dayalı bir ERP Uygulama Metodunun Geliştirilmesi. Sakarya Üniversitesi, Bilişim Enstitüsü, Doktora Tezi.
Elragal, A., & Haddara, M. (2012). The Future of ERP Systems: look backward before moving forward. Procedia Technology, 5(2212), 21–30. Gumaer, R. (1996).
Gumaer (1996) Beyond ERP and MRP II.pdf.
Harwood, S. (2003). ERP: The implementation cycle. In Butterworth-Heinemann.
Klaus, H., Rosemann, M., & Gable, G. G. (2000). What is ERP? Information Systems Frontiers, 2(2), 141162.
Lee, M. J., Wong, W. Y., & Hoo, M. H. (2017). Next Era of Enterprise Resource Planning System. 2017 IEEE Conference on Systems, Process and Control, 15–17.
Necas, J. (2016). Project Management of SAP ERP Implementation Process. Finlandiya : Centria Unıversity Of Applied Sciences, Business Management.
Panorama Consulting (2016). Clash of the Titans 2016: An Independent Comparison of SAP, Oracle, Microsoft Dynamics and Infor. Panorma Consulting, 1377.
Panorama Consulting Report (2020). The 2020 ERP Report. In International Journal of Cultural Property, 27(1).
Panorama Consulting (2021). Top 10 Manufacturing ERP Systems for 2021. Panorama Consulting Group.
Ptak, C. A., & Schragenheim, E. (2004). ERP Tools, Techniques, and Applications for Integrating the Supply Chain. (Second Edition, Vol. 4, Issue 3). CRC Press LLC.



315 kez görüntülendi. 15.12.2023  tarihinde eklendi.
Yukarı Dön