• 16 Haziran 2024 / Pazar 14:42
Gülay Ekren

Gülay Ekren

Sinop Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi

Ege Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi alanında lisansını 2003 yılında tamamlamıştır. 2003-2008 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta dereceli okullarda bilgisayar öğretmenliği yapmıştır. Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsünde Yönetim Bilişim Sistemleri alanında, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Uzaktan Eğitim alanında yüksek lisans yapmıştır. Doktorasını Yönetim Bilişim Sistemleri alanında Sakarya Üniversitesi İşletme Enstitüsünde 2021 yılında tamamlamıştır. Şu anda Sinop Üniversitesi Ayancık Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. İlgi alanları; açık ve uzaktan öğrenme, bilişim sistemleri, ERP sistemleri, süreç yönetimi, veri yönetimi olup bu alanlarda ulusal ve uluslararası çalışmalar yürütmektedir.

gekren@sinop.edu.tr

Gülay Ekren

Sinop Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi

Son Yazıları

2024 ERP Araştırması Raporu Yayınlandı.

Dünyadaki jeopolitik gerilimler, lojistik zorluklar, pandemi salgınının devam eden etkileri gibi nedenlerle dünya, küresel tedarik zincirlerinde önemli aksamalara tanık oldu. Bu kesintiler, hammaddelerin, bileşenlerin ve nihai ürünlerin bulunabilirliğini etkileyerek daha uzun teslim sürelerine ve optimum stok seviyelerinin korunmasında zorluklara yol açtı. Bunun yanı sıra enflasyon gibi ekonomik faktörler nedeniyle işletmeler, yeni tüketici harcama alışkanlıklarına ve bazı sektörlerdeki aşırı talep dalgalanmalarına uyum sağlamakta zorlandı. Ki en gelişmiş kurumsal sistemler bile bu değişimlerin hızına ve değişkenliğine ayak uydurmakta zorlanır.

Panorama Consulting Group (PCG) danışmanlık firmasının her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği ERP araştırmasının raporu 2024 yılı için yayınlandı. Bu yazımda size bu raporda dikkatimi çeken bazı konulara değineceğim.

Araştırma, Ağustos 2022 – Aralık 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş. Araştırmaya %43,5’ini çok uluslu şirketlerin oluşturduğu 131 şirket - yıllık ciroları ortalama 200 milyon $, çalışan sayıları ortalama 750- katılmış. Bu şirketlerin Kuzey Amerika (%94,7), Avrupa (%35,9), Güney Amerika (%19,1), Asya-Pasifik (%19,1), Orta Doğu (%10,7) ve Afrika (%5,3) gibi coğrafyalarda en az bir lokasyonu bulunuyor.

Bizim ERP Hangi Katta?
Kurumsal yazılım sağlayıcılar sattıkları ürünleri anlamayı kolaylaştırmak için hedef organizasyonun boyutu, sağlayıcının geliri, hedef kullanıcı sayısı gibi faktörlerin yanı sıra ürünün işlevsel karmaşıklığı gibi diğer faktörlere dayalı olarak ERP sistemlerini katmanlara (Tier) ayırır.

Tier I – SAP S/4HANA, Oracle Fusion Cloud ERP, Infor CloudSuite gibi Tier I uygulamaları yıllık cirosu 750 milyon doların üzerinde olan işletmeler için tasarlanmış. Bu büyüklükteki işletmelerin çoğu, karmaşık operasyonel süreçler ya da kuruluş yapılarındaki ihtiyaçlar nedeniyle biraz karmaşık. Bu uygulamalar daha çok, birden fazla sektörde faaliyet gösteren veya bu yönde ölçeklenebilirliğe sahip şirketlere yönelik.

Tier II – Bu uygulamalar alt (lower Tier II) ve üst (upper Tier II) olmak üzere iki grupta toplanıyor. Üst Tier II’de Microsoft Dynamics 365 Finance, IFS Cloud, Sage X3, Epicor Kinetic, DELMIAworks, Microsoft Dynamics 365 Supply Chain Management gibi uygulamalar yer alıyor. Bu sistemler genellikle, yıllık geliri 250 milyon ila 750 milyon dolar arasında olan küçük ve orta ölçekli kuruluşlara hizmet veriyor. Bu büyüklükteki kuruluşlar, birden fazla sektörü ve birden fazla iş birimini kapsayabiliyor.

Alt Tier II’de ise NetSuite ERP, SYSPRO, Acumatica, Rootstock gibi uygulamalar yer alıyor. Bu sistemler genellikle yalnızca bir sektörü temsil eden ve tek bir kuruluşa sahip, yıllık geliri 10 milyon ila 250 milyon dolar arasında olan küçük ve orta ölçekli kuruluşlara hizmet veriyor.

Tier III’de ise çoğunlukla daha küçük kuruluşlara hizmet veren yüzlerce yazılım sağlayıcı bulunuyor. Bununla birlikte, genellikle daha büyük bir ERP sistemini desteklemek için kullanılan, niş işlevselliğe sahip bazı çok sağlam nokta çözümler de bulunuyor.

Şirketler Artık Bulutta
Son yıllarda ERP tedarikçileri bulut çözümlere daha fazla önem vermeye başladı. Araştırmalar, bulut yazılımını seçen kuruluşların yüzdesinde yıldan yıla artış olduğunu gösteriyor. Geçen yılki PCG ERP raporunda, kuruluşların yalnızca %65'i bulut yazılımını seçerken, bu yıl bulutu seçenlerin oranı %78,6’ya yükselmiş. Yapay zekanın popülaritesinin artmasıyla birlikte kuruluşların odak noktası, hızlı inovasyonu destekleyen esnek ve uyarlanabilir çözümler olmuş.

Bulut tabanlı yazılımlar, genellikle önemli düzeyde bilgi işlem gücü gerektiren yapay zeka sistemlerinin değişen ihtiyaçlarını karşılamak için yatay ve dikey olarak ölçeklenebiliyor. Yapay zekâ ise erişilebilir veri setleriyle her geçen gün daha fazla geliştirilirken, bulut yazılımı, yapay zeka ile entegrasyonu kolaylaştırarak veri depolamayı daha merkezi bir hale getiriyor.

PCG 2024 ERP raporunda, yapay zekâ planları olmayan şirketlerin, bulut teknolojisini seçme olasılıklarının daha düşük olduğu görülmüş. Ama bulut yazılımı tercih eden şirketlerin yapay zekayı kullanma planı olmasa da bulutun farklı avantajlarından yararlandıkları biliniyor.

Bulut yazılımlarında; barınma (hosted), hizmet yönetimi (managed services) veya altyapı (SaaS) gibi farklı dağıtım modelleri tercih edilebiliyor. Dağıtım modeli olarak SaaS'ı seçen kuruluşların yüzdesinde yıldan yıla artış yaşanmış. Geçen yılın raporuna göre kuruluşların yalnızca %52'si SaaS yazılımını seçerken, bu yıl bu oran %70,9’a yükselmiş. Bu yükselişin nedeni daha çok ekonomik nedenler gibi görünse de, pandemi sonrası işlerin giderek daha fazla uzaktan yürütülmesi, bulut yazılımlara her an her yerden erişilebilir olması, ve yapay zeka, IoT gibi gelişmekte olan teknolojilerin iş dünyasına rekabet avantajı kazandırması gibi nedenler de bu yükselişte büyük rol oynuyor.

Sizin IT Projeniz Hangi Türde?
Ekonomik belirsizlik ve rekabetçi baskılar, kuruluşları pratik ve acil iyileştirmelere öncelik vermeye itiyor. PCG araştırması, üç farklı türde IT projesine odaklanıyor; dijital iş dönüşümü (%22,9), teknoloji odaklı iş geliştirme (%26,7) ve ERP implementasyonu (%50,4).

Bunlardan dijital iş dönüşümü, genellikle yeni dijital iş modellerinin oluşturulmasını içeren iş odaklı projeler. Teknoloji odaklı iş geliştirme ise bir kuruluşun belirli iş hedeflerini detaylandırdığı ve daha sonra teknolojinin bu hedeflere nasıl uyduğunu belirlediği iş odaklı projeler. ERP implementasyonu ise genellikle mevcut iş süreçlerinin kurumsal ön yapılandırmalara uyacak şekilde geliştirildiği projeler.

Şirketler Çeşitli Dijital Girişimlere Yöneliyor
Şirketler son yıllarda popüler dijital girişimlere odaklanıyor; örneğin iş zekası (business intelligence), tahmine dayalı analitik (predictive analytics), web tabanlı e-ticaret (web-commerce), mobilite (mobility), ve yapay zeka gibi.

PCG araştırmasına katılanların %84’ü iş zekasını önemli ölçüde veya orta düzeyde kullandıklarını belirtmişler. Geçen yıl da en popüler dijital girişim yine iş zekasıymış.

Güvenilir veri öngörüleri elde etmek son yıllarda en önemli bir iş önceliği haline geldi. Öngörüleri destekleyen teknolojiler daha erişilebilir hale geldikçe iş zekâsı daha da önem kazandı. Bu teknolojiler arasında yapay zekâ, veri analitiği, iş analitiği, düşük maliyetli sensörler, bulut tabanlı veri depolama çözümleri ve daha fazlası yer alıyor. Kuruluşlar, bu teknolojileri entegre ederek veriye dayalı kararlar almak ve belirli KPI'lara yönelik çalışmalar yapmak için iş zekasını kullanabiliyor.

Yapay zekâ 2024 yılının en az popüler dijital girişimi olsa da giderek daha fazla benimsendiği biliniyor. Yapay zekayı kullandıklarını söyleyen katılımcıların sayısında geçen yıla oranla %10,2'lik bir artış olmuş. Geçen yılın veri toplama zaman aralığı, ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinden ve yaygın kullanımından önce (2021'in sonlarından 2022'nin ortalarına kadar) olmuş. ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinden bu yana işletmeler arasında genel olarak yapay zekaya olan ilgi artmış.

İş Süreçlerini Yönetimi Önem Kazanıyor
Etrafımızda o kadar çok teknoloji seçeneği var ki, bazen bunlar arasında gezinirken ya da hangisini kullanacağımıza karar vermeye çalışırken o kadar çok zaman kaybediyoruz ki, bu teknolojileri kullanacak insanları ve süreçleri düşünmek için bize çok az zaman kalıyor. Bu nedenle bir işletme iş süreçlerini optimize etmediğinde ve çalışanlarını bu süreçlere hazırlamadığında, en gelişmiş teknolojiyi bile getirse işletmeye bir faydası olmayabiliyor.

Yapılan araştırmada (PCG, 2024) işletmelerin neredeyse yarısı (%46,6) temel iş süreçlerini iyileştirirken, yarısından fazlası (%51,1) iş süreçlerinin çoğunu iyileştirmiş, diğerleri ise (%2,3) hiçbir iş sürecinde iyileştirme yapmamış.

İş dünyasının acımasız rekabet ortamında hayatta kalmak isteyen işletmeler, süreçlerini sürekli olarak optimize etme ihtiyacı duyar. Bu, sürekli iyileştirme kültürünü giderek daha fazla benimsemelerine yol açar. Bu yapı, onları yalnızca birkaç sürece odaklanmak yerine, birden fazla süreçte veya süreçler arasında iyileştirmeler yapmaya zorlar.

Son Not
Günümüzde pek çok işletmenin, teknolojiyi, iş hedeflerine ulaşmada aktif itici bir güç olarak görmekten ziyade arka planda kalan bir şey olarak gördüğü bir gerçek. Bazı işletmeler için yazılım uygulamalarının temel motivasyonu operasyonel istikrarı korumak ve genel giderleri azaltmak. Bu nedenle bu tür işletmeler, IT operasyonlarını kolaylaştırabilecek ve maliyetleri azaltabilecek teknoloji yatırımlarına öncelik verirken bunları yeterli bir yatırım getirisi olarak görür.

PCG’nin (2024) ERP raporundaki bulgular, bu yıl daha çevik, veriye dayalı ve müşteri odaklı karar alma sürecine doğru bir yönelim olduğunu gösteriyor. Birçok ERP sistemi yapay zekâ ve IoT gibi ileri teknolojilerle entegre edilmiş durumda. Bulut bilişim artık sadece bir IT altyapısı değil, aynı zamanda stratejik bir iş kararı. Çünkü bu teknoloji, işletmelerin gelişmiş yapay zekâ ve iş zekâsı çözümlerini devreye almasına ve tahmine dayalı analitiğin gücünden yararlanmalarına olanak tanıyor.

Örneğin; yapay zekâ destekli ERP sistemleri sayesinde, daha akıllı rota planlaması için lojistik verilerinin kullanılması veya talebi tahmin etmek için tahmine dayalı envanter analitiğinin kullanılması sağlanabiliyor. Diğer yandan, yapay zekâ sistemlerine sürekli veri akışı sağlamak için IoT sensörleri tedarik zinciri boyunca entegre ediliyor. Araçlara yerleştirilmiş sensörlerden ağırlık sensörleriyle donatılmış akıllı raflara kadar IoT teknolojisinin tedarik zinciri genelinde veri toplamanın çeşitli yolları var. Toplanan bu veriler, karar süreçlerinin doğruluğunu ve güncelliğini artırıyor.

İşletmeler dijital dönüşüm yolunda ilerlerken, yeni teknolojilerin uygulanmasına ilişkili risklerin farkındalar. Temel endişelerden biri veri güvenliği ve gizlilik. Bir diğer endişe; yeni teknolojilerle eski sistemlerin entegrasyonundan kaynaklı karmaşıklıkla başa çıkmak. Tabi kullanıcı direnci, proje yönetimi sorunları da dahil olmak üzere dikkate alınması gereken daha birçok risk var. Karşılaşılan zorluklar ne olursa olsun, iş hedeflerinizi net bir şekilde belirlediyseniz, bu hedefleri gerçekleştirecek verilere sahipseniz, yeni teknolojilere uygulamaya başlamak için ilk adımı atmaya hazırsınız demektir. Elinizdeki verilerin kıymetini bilin. Veriler beklemeye gelmez.

İlgili Linkler:

Kaynaklar

PCG (2024). Panorama Consulting Group 2024 ERP Report https://www.panorama-consulting.com/resource-center/erp-report/ (Erişim Tarihi: 07.05.2024)

Trends in Supply Chain Management: 5 Recent Developments https://www.panorama-consulting.com/trends-in-supply-chain-management/ (Erişim Tarihi: 07.05.2024)



306 kez görüntülendi. 02.06.2024  tarihinde eklendi.
Yukarı Dön