F. Tuncer HatunoğluBilindiği üzere 1. Sanayi Devrimi 1700’ lü yılların sonlarında dokuma tezgahlarının icadı ile su ve buhar gücünün keşfedildiği dönem olarak tanımlanır.

Ardından içten yanmalı motorlar ile elektrik motorlarının keşfiyle başlayan dönem 2. Sanayi Devrimi diye anılır.  Bu dönemde elektrik enerjisi sanayide devrim yaratmıştı.

Bunu ‘’ dijital devrim‘’ diyebileceğimiz 3. Sanayi Devrimi izledi. Nükleer enerji ve sentetik ürünlerin yanı sıra bilgisayar teknolojisi sanayiye girdi. Robotlar bu dönemde üretimde kullanılmaya başlanırken lazer teknolojisi, gen teknolojisi gibi yeniliklerle de tanıştık. İleri haberleşme tekniklerinin de devreye girdiği bu dönemde elektronik ve bilgisayardaki gelişmeler sayesinde otomasyon sistemleri sanayide öncü oldu. Üretimde tam otomasyon dönemi yaşandı.

İçinde bulunduğumuz yüzyılda ise 4. Sanayi Devrimi’nden söz ediliyor. Alman sanayinin öncüleri tarafından 2013 yılında Alman Federal Hükümetine sunulan bir raporda geleneksel imalat sanayisinin bilgisayarlaştırma yönünde teşvik edilmesi ve ürünlerin yüksek teknoloji ile donatılmasının sağlanması önerilmiştir. Hükümetin değerlendirmeye aldığı söz konusu rapor sonrasında alınan kararlar ve belirlenen stratejiler çerçevesinde Almanya’da uygulamaya dönük adımlar atılmıştır.

Dolayısıyla dünyada 4. Sanayi Devrimi, diğer bir deyişle Endüstri 4.0 Dönem’i başlamıştır.

Makinelerle makinelerin haberleşebileceği, her makine ve ürünün bir seri numarasının olacağı, RFID teknolojisi ile ürünlerin makinalar tarafından tanınarak insansız üretimlerin yapılacağı  bu dönemde, çok büyük bir ekonomik ve sosyal değişimin başladığını söyleyebiliriz. Bu devrimin bir sonucu olarak öğrenen robotlar artık sanayide kullanılıyor. Bunların kendi aralarında haberleşmesi ile de insansız (ya da en az insanla) çalışan fabrikalar dönemi başlıyor.  Başta Almanya olmak üzere tüm dünya da Sanayi 4.0 Dönemi’ne geçiş konuşulmaktadır. Artık dünyada makineler arası iletişim süreci başlamaktadır. Bu yeni dönemde daha az insan müdahalesi, daha fazla otomasyon, daha hızlı karar alma, daha az stok tutma, daha verimli ve hızlı üretim süreçlerini yaşayacağız.

Ülkemizdeki tüm makine üreticileri , dünyada yaşanan bu gelişmeleri yakından izleyerek ürünlerini Endüstri 4.0’ a hazır hale getirmeyi amaçlamalıdır. Üretilen her makinanın kullanım yerinde bir  MES (Manufacturing Executing  System) Fabrika

Üretim Yönetim Sistemleri yazılımı ile haberleşmesi gerekecektir. Bu nedenle  üretilen her makinenin üretim tesislerinde kurulacak üretim ağının bir parçası olması gerektiği düşüncesiyle tasarımlar yeniden buna göre yapılmalıdır.

Böylelikle  üretim sahasında çalışan her makinenin çalışma durumu, üretim performansı, duruş bilgileri, iş emri gerçekleşme durumları, fire oranları gibi bilgileri izlenebilecek ve uygunsuzluk durumunda anlık müdahale edilebilecektir. Böylelikle üretim sahasında OEE (Overall Equipment Effectiveness) analizi, vardiya performansı, PPM (Parts Per Million) analizi  anlık izlenebilecektir. Gerçek zamanlı olarak  tüm makinelerle iletişim halinde olunan bir üretim tesisinde kayıpların en az  olduğu ve maliyetlerin en hassas hesaplanarak minimize edildiği üretimler gerçekleştirilebilecektir.

Nesnelerin internetinin söz konusu olacağı bu devrimin yaşantımıza nüfus etme sürecinde birçok yenilikler gelecek, yeni bir yaşam tarzı başlayacaktır. Üretim tesislerindeki bu değişimin yanında  doğal olarak servis ve bakım yöntemleri de  değişecekti. Şöyleki; evdeki bulaşık makinesinin veya buzdolabının  yeni geliştirilen bir programı, bizim bilgimizin dışında networkten kendiliğinden yüklenecek , bakımlar sabit bir periyotta değil, kullanıma göre değişken bir süreçte yapılacaktır.

Örneğin bahçeler belirli saatlerde otomatik olarak değil de  toprak nem oranı, sıcaklık   vs değişkenlere duyarlı  optimal sistemlerle sulanacak.

Daha akıllı bir dünyaya geçiş olarak da nitelenen Endüstri 4.0 Devrimi her değişim gibi ekonomi için de büyük fırsatları beraberinde getiriyor.

Dünya ekonomi tarihini değerlendirirken önceki sanayi devrimlerinin getirdiği ancak ülke olarak kaçırdığımız fırsatları konuşmak yerine, halen yakalama olanağımız olan bu devrimin sonuçlarından ve nimetlerinden yüksek oranda pay alabilmek için topyekûn bir sanayi seferberliği başlatmalıyız.

Ne var ki bu seferberlik başta üniversitelerimiz olmak üzere sanayimiz ve kamunun iş birliği ile sağlanabilir. İş birliklerini bu anlamda çok daha iyi seviyelere getirmemiz kaçınılmazdır.

F. Tuncer Hatunoğlu

Etkinlik Takvimimiz

<<  Ocak 2019  >>
 Pz  Sa  Çr  Pr  Cu  Ct  Pz 
   1  2  3  4  5  6
  7  8  910111213
14151617181920
21222324252627
28293031